Dünya Fikrini Ortaya Koyma Günü’nde Kapıda Kalanlar
2 Ocak sabahı.
Yeni yıl hâlâ sıcak, kahve taze, bilgisayar açık. Ben ekrana bakıyorum; sistem ayakta mı diye. İnsanlar genelde başka şeylere bakıyor, ben girişe.
Bugün Dünya Fikrini Ortaya Koyma Günüymüş. Takvimde küçük bir not. Hayatta ise büyük bir eşik. Çünkü fikir dediğin şey bizde genelde ya kapıda bekletilir ya da “sonra bakarız” denilerek içeri alınmaz.
Bir fikrim var.
Sade, sessiz, biraz inatçı.
Kapıyı çalıyor ama tokmak herkes için aynı yerde değil.
IT dünyasında fikrin adı öneridir.
Ama önerilerin de bir kaderi vardır:
Bekleme listesi.
Öncelik düşüktür, çünkü sistem çalışıyordur. En azından çoğu kişi için.
Ben fikrimi hazırlarken hep bir şeyi hesaba katarım:
Bu fikir gerçekten herkesin geçebileceği bir yerden mi girecek, yoksa bazılarına “arka kapı” mı kalacak?
Hayat bir web sitesi gibi.
Ana sayfada “eşitlik” yazar.
Ama bazı menüler klavyeyle açılmaz.
Bazı kullanıcılar için yol biraz dolambaçlıdır.
2 Ocak’ta fikir ortaya koymak cesaret ister. Çünkü herkes hâlâ 1 Ocak rahatlığındadır. Yeni yıl hedefleri konuşulur ama yeni düşünceler ağır gelir. Kimse kapı eşiğini gerçekten indirmek istemez; sadece “hoş geldiniz” yazısını büyütür.
Ben fikrimi masaya koymadım.
Masalar dolu çünkü.
Ben fikrimi girişe bıraktım.
Belki biri takılır.
Belki biri fark eder.
Belki biri durup eşiğe bakar.
Zaten iyi fikirler hep öyle başlar:
Önce geçilemez sanılır,
Sonra yol olur.
Aykan İnal




