Kot Pantolon Gibi Sevgili Değiştiren Bir Toplumda…
Bizim toplum sevgili değiştirmeyi
kot pantolon değiştirmekle karıştırmış durumda.
“Bu sıktı.”
“Bu bana uymadı.”
“Yeni sezon çıktı.”
Hop…
Sepete yeni insan.
İlişki artık deneme kabini gibi:
Üç gün dene, olmazsa
kasaya bile uğramadan bırak.
Eskiden insanlar ilişkiyi tamir ederdi,
şimdi direkt çöpe atıyoruz.
Vida gevşedi mi?
Yeni sevgili alıyoruz.
Hızlı Tüketim Aşkı™
Tanış: Pazartesi
Aşık ol: Çarşamba
Toksik ilan et: Cuma
Ayrıl: Pazar
Yeni sevgili: Salı
Sosyal medyada herkes
“ruhumun eşi”ni buluyor.
Ayda üç tane.
Ruh mu çoğalıyor,
yoksa eşler mi seri üretim bilmiyorum.
Gelelim Bana…
Evet, engelli olan benim.
Bu aşk piyasasında
“özel kategori”yim.
İnsanlar bana bakarken şunu düşünüyor:
- “Zor olur mu?”
- “Bununla hayat geçer mi?”
- “Bana yük olur mu?”
Kalbimi soran yok.
Duygularımı merak eden yok.
Ama fiziksel halim
CV gibi inceleniyor.
Sanki sevgili değil de
taşınması zor bir koltuk takımıyım.
Daha tanımadan vazgeçiyorlar.
Gülüşümü görmeden.
Nasıl sevdiğimi bilmeden.
Engel bende, evet.
Ama sevememek mi engel,
yoksa önyargı mı?
Bence cevap belli.
Ben Bu Sisteme Uymuyorum
Ben:
-
- günde “ruh eşim” demiyorum
- İlk tartışmada kaçmıyorum
- “Zor” deyip insan silmiyorum
- Sevgiyi kullan-at görmüyorum
Evet, ben eski modelim.
Ama eski modeller:
- Sağlam olur
- Kolay bozulmaz
- Sahibini yarı yolda bırakmaz
Aşk Trend Ürün Değil
Aşk:
- Kampanyayla alınmaz
- Story atınca başlamaz
- Engelle bitmez
Aşk emek ister.
Sabır ister.
Ve en önemlisi
adam gibi insan olmayı ister.
Belki bu yüzden
Kore dizilerini seviyorum.
Adam seviyor…
3 bölüm sürüyor.
Bizde?
3 story sürüyor.
Sonuç
Kot pantolon gibi sevgili değiştiren bu toplumda
evet, ben farklıyım.
Çünkü engelim var
ama kalbim sağlam.
Bir gün biri çıkacak
engelime değil
insanlığıma bakacak.
İşte o zaman diyeceğim ki:
“İyi ki herkes yanlış çıktı.”
Çünkü doğru insan
hızlı gelmez.
Yavaş gelir.
Sessiz gelir.
Ama kalıcı gelir.




