Ben, Amélie ve Ortak Garipliklerimiz
Amélie Paris’te, ben İstanbul’dayım. O Montmartre’ın renkli sokaklarında geziyor, ben Avcılar sokaklarında dolaşıyorum. Ama garip bir şekilde aynıyız: O insanlara gizlice mutluluk bırakıyor, ben insanlara fark ettirmeden sistem kurtarıyorum. Tek fark, onun yaptığı romantik film oluyor, benimki ise IT destek bülteni.
Amélie’nin Babası Adam duygularını içine atan, evden pek çıkmayan biri. Bende de öyle kullanıcılar var; sorunlarını söylemez, içine atar, sonra pat diye “Mailim 3 aydır gelmiyor” der.
Camille (Amélie’nin annesi) Biraz sert, biraz düzen manyağı. Bende bu karakterin karşılığı: şirketin politika belgeleri. Her şeyi kurala göre yap diyor ama hayat öyle işlemiyor.
Dominique Bretodeau (kutu bulan adam) Amélie ona çocukluk hatıralarını geri verir. Benim versiyonumda bu; kullanıcının 2016’dan kalan bir Excel dosyasını kurtarmak. Onun gözleri doluyor, benimki Event Viewer’a doluyor.
Raymond Dufayel (cam kemik hastası komşu) Amélie ona hikâyeler anlatır, destek olur. Bende bu, sürekli bana “Şu şifreyi nasıl yapıyoruz?” diye soran ama aslında konuşmak isteyen kullanıcı.
Nino (Amélie’nin aşkı) Fotoğraf otomatındaki yüzleri topluyor. Benim “Nino”m, sürekli ortadan kaybolan ama bir şekilde geri dönen o kayıp sunucu bağlantısı. Onu bulunca mutlu oluyorum, ama öyle romantik değil—daha çok “Oh be!” hissi.
İkimiz de gözlemciyiz. O kafede oturup insanları izliyor, ben ekran karşısında log izliyorum. O küçük şeylerle insanların hayatına dokunuyor, ben küçük müdahalelerle felaketleri önlüyorum.
Günün sonunda Amélie, Nino’ya kavuşuyor. Ben mi? Tüm sistemlerin yeşil göründüğü dashboard ekranına bakıp kahvemi yudumluyorum. Bence bu da bir tür aşk.
